ihanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ihanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2008 Cumartesi

Şiir Düeti / VelvetVamp & Zeugma(Kasımpatı)



OYUNCAK YELKENLİLER

Ben dolu dolu sevgimi haykırırken denize
Hırçınlaştı deniz isyan dalgalarıyla ..
İhanetin ölümün olmuştu senin
Yitip giden umutlarım delik deşik
Boğuluyordum deniz hesap sorarken
Kurudu içimde kalan son damlan bile
Ya yıktıkların ?
Yürüdüğüm karanlık o yolların
Nefesim kesildi her adımda , hep bir yakarış
Suskun bağırışlarım !
Yürüdüğüm sonu bilinmeyen yolların
Dibi uçurum belki , ucundayım ..

Deniz selam durdu aşkımıza
Deniz isyanlardaydı ölesiye
Topladı tüm gücüyle
Sakladı haykırışlarımı
Dibe vurmuşluklarımı
Gizledi yok etti tüm gücüyle
Bir taraftan
Ah sorma bir taraftan
Sen kokuyordu her yan
Yosun yeşili gözlerin bakıyordu
Derinlerden

Deniz şahit olmuştu
Deniz utançla dolmuştu
Yer gök şaşkındı,eşlik ediyordu
Çığlık çığlığa bir yandan..
Deniz ve gökyüzü
Yitik maviliklerde
Senden hesap soracak

Bu bir ihanet seramonisiydi
Bu bir itiraftı
Denize kusulan
Meğer ne çok sevmişim seni
Ne çok ölmüşüm geceleri
Adını sayıklarken..
Can çekişiyorsun içimde hala
Söküp atacağım her yanımdan
Çığlıklarım yırtacak şu derin girdapları
Kuruyup yok olsam bile her an.

Al gökyüzünü , al denizi
O günbatımında tuttuğun başka elleri
Sana yaptığım tüm oyuncak yelkenlileri
Sıcak bir yuvayı terk eder gibi
Al gökyüzünü , al denizi
Ömrümü çürütmem için bıraktığın ihaneti
Sana bakmaya kıyamadığım gözlerimi
Peşinden koşturduğum tüm sitemleri
Al gökyüzünü , al denizi
Işığı yanmayan odamda attığım çığlık seslerini
Yatağımda bıraktığın ihanet izlerini
Al gökyüzünü , al denizi
Çöpe at sana yaptığım tüm oyuncak yelkenlileri
Dipsiz kuyularda sönen çığlıklarım gibi
Al gökyüzünü , al denizi
ve yine git şimdi ..
Hiçbir zaman olman gereken yerde olamadığın gibi

14 Eylül 2008 Pazar

Buruşmuş Sayfalar "6"

ADI YOK

Hatırlar mısın sevgili, sana aldığım ilk hediyeyi?
Hani vardı ya kalbimden gelen o sıcacık bir demet söz vardı ya,
Hatırlar mısın hala?
Benim olan ama artık bende olmayan o neşeyi?

Sana bırakıp gittiğim o umut dolu hayatı hatırlar mısın?
Nerde şimdi? Kaybettin değil mi?
Senin kaybettiğin çok şey oldu bir tanem.
Ve de kaybedeceğin çok şey var hala.

Peki son sorum sana,
Nerde benden o çaldıkların?
Giderken bırakmadıkların!
Kısacası umut dolu yaşamım…

Ver sende kalan bütün her şeyimi.
En başta umut ve zihnimi.
Çünkü dolduramıyorum bu boşluğu.
Dolduramıyorum, ağlıyorum…

İlk gittiğin gün vardı ya, hasta oldum.
Avutan olmadı beni ama. Olmuyordu ya senden başka…
Unutulurdum ya hep. Unutuldum işte!
Kayboldum derin sonsuzluklarda…

Biz aynı mıydık? Yoksa hep mi farklıydık?
Aynıydık diye geçiyor içimden.
Yoksa neden göstersin aynalar,
Ben yerine hep seni…

Parlamaz artık gözlerimiz. Duymaz hiç bir şeyi öfkemiz.
Eskisi kadar güçlü değiliz çünkü.
Bırakıp attık ya bir köşeye umudumuzu,
Kör oldu gözlerimiz. Ve kayboldu değerlerimiz…

Market raflarındayız artık.
Hem de farklı reyonlarda. Farklı kataloglarda.
Koymuyor müşteriler artık aynı poşete bizi.
Çünkü onlar ayırdı ya bizi…


Kağan Gülaçar