ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2008 Çarşamba

Siyah - 16

Seni aklıma her getirişimde mideme toplu iğneler saplıyorum. Kontrolsüz bir biçimde her seferinde bunu tekrarlıyorum. Olsun, bu acıyı seviyorum. Seni seviyorum, damağıma depoladığın acı tadını, yüreğime aşıladığın sızını, bir de iğneleri seviyorum çok. Hepsi sensin, senin yadigarın. Yalnız kaldığım zaman anılarımızın saçlarından kavrayıp bağrımda ısıtıyorum yüzünü. Denizin serkeş çığlıklarından dinliyorum sesini ve ağıtlarımı bir şişede biriktiriyorum. Kelimesiz, cümlesiz ve sessiz. Kesif bir şarap kokusunu andırıyor ağıtlarım şişede ve içmeden sarhoş edecek cinsten bir koku bu. Aynı şehirde alamadığımız nefesin bensizken bu kokuyla boca olmalı ki yabancı bir kokuda ruhundan eksilmemeli anılarımız. Karanlıkta yazıyorum bu görünmez sözcükleri ve damla damla biriktiriyorum şişenin içine. Bir ışık var yukarıda mum ışığı gibi. Ama görmüyorum hiç bir şey. Hem mum dibine ışık vermez ki. Hissediyorum ellerimin ıslaklığından şişede yer kalmadığını. Oysa daha yarısını bile dökmedim içine ağıtlarımın. Bir hıçkırık zamanıyla eşdeğer bir hamlede kapatıyorum ağzını. İskeleye yapıştırdığım yüzümden süzülen damlacıklarla kabarırken deniz, fırlatmama gerek kalmadan aldı elimden şişeyi ve çekti hoyratça. Gözümün hizasında uzattığım elimi yavaşça geri çektim ve yüzümün altına yerleştirdim. Lanetli şişmiş cesetlere hizmet ettim gözlerimle. Bir batıp bir çıkan su yüzüne. Buradan ruh teslim etmek moda olmuş sanki tanıdık ve tanımadık tüm yüzlerin ölü gözleri üzerimde. “Hadi ne duruyorsun katıl bize!”
Canhıraş bir ağlama sesi geliyor uzaklardan ve ben ilk defa bu kadar duyarsızım sessizlik içinde geçen aylara rağmen. Bir toplu iğne daha ekleyerek iyice bastırıyorum midemi zemine. Ölülerin delici bakışları ve uzaklardan bir yerlerden gelen acılı ağlayışların arasında bir yerde işkence ediyorum kendime. Seçim yok, tercih yok. Işık yok. Koku yok. Korku yok. Şişe de yok artık elimde. Midemi delik deşik eden iğneler sayesinde kustuğum o şarap var yerlerde. Anılarımızı, seni, acını, sızını… Hepsini dağıttım iskelenin yüzeyine. Hepsini okşadım parmak uçlarımla, kokladım. Yine aklıma düştün, ağladım.

Fotoğraf: http://abuseofreason.deviantart.com/art/Night-s-Sorrow-65403882

27 Eylül 2008 Cumartesi

Buruşmuş Sayfalar "10"

İçimdeki Ses


Susunca konuşuyorum ben artık.
Halimden anlayan duyar sadece.
Ve gerçekten seven duyar.
Acı çeken bir çocuk duyar ancak.
Kelimelerim batarsa diken gibi,
Korkup çekme elini. Hatta sarıl bana.
Sarıl ki saplanayım sana…
Ve bir parçan olayım bir ömür.
Gökyüzü kısansın bizi.
Âşıklar kıskansın.
Yalnız kalp bilemez ki bizi.
Bırak sevmeyi bilenler kıskansınlar.
Kıskansın ki sevgiyi öğrensin dünya.
Tutuşsun akan sular ve buhar olsun.
Yasın sonra yağmur. Yeni aşkları beslesin.
Bizim aşkımız kurtarsın bu dünyayı.
Ve çekip gidelim buradan.
Emekliye ayrılmış biri gibi.
Keyfimize bakalım kalan zamanımızda.

Sen ve ben, içimdeki ses…

27 Mart 2008 Perşembe

.. masallarda buluşsak biz ? .. "5"

Bugün sesini duymak istedim ..

Bir başkası var mı ? Hangi hayal dünyamda o ? .. o benim için duvaksız bir gelin sadece ! ama yok zaten .. sadece sesi var , yüzü yok ! gözümde canlanan bir kurbağa prenses o .. sesi var , cismi yok !

Bugün senin sesini duymak istiyorum .. yanlış mı bu ? "hayır" demeyi çok iyi öğrendin .. biliyorum , yine "hayır" kelimesi düşecek dudaklarından ! ama seni ikna edebilirim .. bugün senin sesini duymak istiyorum ! yalnızca 1 gün daha özlememek için buna ihtiyacım var ..
Yanına gelmeliyim aslında ama yapamam .. gözünden akan makyajı ben silebilirdim ! ama yapamam .. korkuyorum oraya geldiğimde farklı bir şeyle karşılaşmaktan .. ve korkuyorum artık , sadece bana dizinin dibindeyken ihtiyacın olduğunu düşünmekten ! uzaktayken bu niye mümkün değil ? gerçekten gözden ırak olan , gönülden de mi ırak ? bunun tersini çıkarmayı istiyorduk diye hatırlıyorum .. ama bugün ve dün , hatta her gün ! bıktım tezat düşünmekten ..

Bugün yalnızca sesini duymak istemiştim .. yarın ve ondan sonraki günler de isteyeceğim ama bilmeyeceksin ! çünkü sana sadece bugün söyleyebildim ..
Şimdi tekrar dönüyorum hayalimdeki duvaksız gelin olan kurbağa prensesime .. dönüyorum sadece sesi olan ama yüzünü bilmediğim cisme ! beni mutlu eder misin ?