yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2008 Cuma

Haykırışlar-5

Belki çok uzun zamandır göremiyorum seni. Çünkü yoruldu düşlerim. Yine de görmek her şey değildir diyor bir iç ses. Kulak ver iç sese. Dinle ne diyor! Hissetmek diyor, hissetmek de yeter bazen. Orada olmadığını bilsen de oradaymış gibi davranmak. Dokunmak her hücresine ve öpmek her bir zerresini. Ama yoksun. Bir düşte var oldun bir kabusta yoksun! İnanmak ve inandırmak herkesi. Varmışsın gibi. Görmek her şey değildir. Düşlemektir bazen. Hayallerde yaşatmak onu. Hayalini koklamak ve gölgesini okşamak. Yoksun. Hiç var olmadığın gibi şimdi de yoksun! Anlamsız bir çift düş. Yağmurla karışık rüzgar var dışarıda. Sararmış, boşlukta uçuşan yapraklar ve yokluğa düşen şimşekler. Bir şimşekle düş yanıma ve yağmur sularına kapılıp git buralardan. Hayalini bırak geride. Yok ol! Yoksun. Ben seni hep sevdim...


Ben bu defa kalabalıkta tek başıma ayaktayım. Üstelik yağmur var yanımda ve şemsiyesizlik. Bir yağmur ve bir hayalin. Hepsi bu! Sanırım en zengin benim.

23/08/2008

11 Ekim 2008 Cumartesi

Haykırışlar-3

Off çıldıracağım! Hiç yorulmaz mı düşünceler. Ben yoruldum onları anlamaya çalışmaktan. Onlar inatla oluşuyorlar beynimde. Bana karşılar sanki. Hepsi ben delireyim diye çabalıyor. Yeter artık geçmeyin oradan buradan. Rahat bırakın beynimi. Hepsi de sokaktan geçen insanlar gibi; UMURSAMAZLAR! İçlerinden bazıları çökse de aldıran yok. İstediklerimi (istediğim düşünceleri) oluştursalar en azından. Yok nerede? Yağmurlu bir günde kaldırımda kalakalmış bir sokak çocuğu gibi hissediyorum kendimi. Onun gibi biliyorum ki kimse şemsiye açıp kuru bir yere buyur etmeyecek beni. Hadi ama kesin artık. Tamam, biliyorum kalbimden duman tütmeye devam ettikçe oluşacaksınız ama biraz mola lütfen. Ben de insanım!

8 Ekim 2008 Çarşamba

Aşk Dile Geldi - 3

YAĞMURLU BİR GÜNDÜ
Mevsimler gelip geçiyor yine,
Yapraklar dökülüp yeşeriyor yeniden
O yağmurlu sonbahar günü
Çoktan unutuldu belki de
Oysa benim dün gibi hayalimde
Çok uzaklara gidecekti
Arkadaşlığımın yokluğu onu üzecekti
İşte bunlardı bana söyledikleri
Bense hiçbir şey diyememiştim.
Yaşlar belirmişti gözlerimde
Silmişti eliyle hafifçe
Sanmıştı ki;
Bunlar bir dostluğun gidişi içindi
Beni anlayamamıştı her zamanki gibi
Ben kaybolan ümitlerim,
Yıkılan hayallerim için ağlıyordum.
Bugün yine yağmurlu bir gün
Şuursuzca dolaşıyorum sokaklarda
Ne istediğimi bile bilmiyorum.
Kimbilir,belki de
Kaybolan aşkımı arıyorum
Onu benden alan yağmurun
Yine vereceği günü bekliyorum...

8 Nisan 2008 Salı

.. masallarda buluşsak biz ? .. "8"

Ölüm yaklaşıyor , azrail kapıyı çalacak birazdan .. birazdan düğünüm var

Kapıyı çarparak çıkmıştım o evden .. hızlıca koştum ve hiç durmadım ! yağmur vurdu yüzüme yüzüme ama ben yılmadım .. ağlıyordum ama yorulmadım ! sadece koşmak istiyordum o an ve içimden gelen buydu , emindim .. yağmur şiddetinden hiç vazgeçmedi ben koştukça ! aşıktım .. evet aşıktım ben !
Bir park buldum önce .. koştukça daha çok yağacaktı yağmur , daha çok ağlayacaktı yüzüme .. ve ben , küfredecektim gökyüzüne ! aşıktım .. sakız falından çıkan yazıların hangisi doğru diye düşünürken çıktı karşıma ve aynı şekilde .. ben ona aşıktım ! sonra parktaki banka oturmayı seçtim koşmaktan vazgeçip .. sustum saatlerce , güldüm pencerelerden bana baka yüzlere ! el salladım birer birer .. sonra banka uzanıp , ağladım ! ben ona aşıktım .. Kalktım ve tekrar koştum .. yine koştum ! gözlerim yağmur damlalarından acımaya başlamıştı ve kapattım .. karanlığa doğru gidiyormuş gibi , kayıtsızca koştum ve şu sözleri söyledim :- "karanlığım , al beni .. yüzümü sil , götür beni .. gölgem ol , öldür sevgimi" .. düştüm sonra .. ağzım kanlandı , burnum sızladı ! bacağım çizilmişti .. gözlerim kapalıydı ve ben aşıktım .. düşmek canımı acıtmıştı ama ben ona aşıktım ! Yine kalktım .. koşmalıydım ! ve buldum işte , karşımdasın .. "hey sen , dur ! dur .. arkana bak ! aşığım .. sana aşığım ! heeey .. duy beni , dur ! gitme , bana bak .. arkanı dönsene ! sana aşığım diyorum .. aşığım" duymadın .. hiç duymadın ! hep bağırdım seni bulduktan sonra ama sen duymadın .. duymak istemedin belki de , belki de sağırdın .. Bir gün duyar mısın diye umut ederek bekliyorum pencerenin altında ! her gün kapına bırakılan ve köpeğinin senden önce alıp bahçenin arkasına gömdüğü çiçekler benim .. onları sana her akşam ben alıyorum ve getiriyorum ! belki yanlış zamanlama ama bu böyle olmak zorunda ! umuyorum bir gün beni duyacağını ve bu sefer sen bağıracaksın aşkını .. inanıyorum ağlayarak ! Kafenin birinde kahve içiyordun .. bir başkası vardı karşında ve ona bakarken hayal dünyalara dalıyordun .. ben uzaktan izliyordum ! beni hiç duymamıştın ama onu ? o daha mı iyi bağırıyordu ? yoksa sen mi ona bağırdın ? ben seni uzaktan izliyordum .. yerdeki taşı alıp , cama fırlatmayı düşünmüştüm ! o zaman bütün ilgiyi üzerime toplardım .. sen de beni görürdün ve o zaman haykırırdım yine "sana aşığım" diye .. ama "ya bakmazsa" diye geçirdim içimden .. çünkü sen karşındaki adama öyle hayranlıkla bakıyordun ki , hiçbir şeyi görmeyecek ve duymayacaktın gibime geldi .. ben seni uzaktan izliyordum ! arkamı döndüm ve uzaklaşıyorum .. senden , hayalinden ve kaybettiklerimden ! yürüdükçe uzaklaştığımı zannediyorum .. ben sana aşığım .. bunu daha önce söylemiş miydim ? sana aşığım !

31 Mart 2008 Pazartesi

damla damla yağmur kuşağım -1-

Hayat hoşgeldin demeden ben hoşbulmuşum. Dünya cokmu sinsimiş ne boş bulunmuşum.kanatlanıp uçmuşum da bi yerlerde cok yorulmuşum. Henüz erken ama ruhumun elleri kırışmaya bile başladı.

Küçükken hep koca kız oldun ağlama derlerdi. Annemin bana bakıp gözleri doluyor şimdi. Düşünüyorum da demek ki insanın koca kızı olunca ağlanıyor. Benim bir kızım yok ; belki olmayacak. Demekki ömrümün sonuna kadar ağlamayacağım. Ama bi terslik var ; bn cok ağladım. Elimden balonlarım da uçup gitti. Birileri çocukluğumu da alıp gitmek istedi. Alışır gibi oldum. Sora etimden parca koptu gibi geldi.

Şimdi isyanlardayım. Biri ya da birileri beni benden koparmaya çalıştıkça, kıpkırmızı elma şekerim çamura bulandıkça, hani o koca kızın gözleri doldukça; annem geldi aklıma.senin dedim koca kızın yok ; belki olmayacak. Dolmasın gözlerin. Senin dedim koca bi dünyan var ; kimsenin alıp götüremeyeceği kadar büyük, senin avuçlarına sığacak kadar küçük. Senin dedim bir kalbin var. Her ne kadar parçalara böldüysen de zaman içinde senin kocaman bir kalbin var.

Şimdi gözlerim dolmuyor canım yanınca. Daha sıkı tutunuyorum herşeye. Kapanmış kapılara inat daha sert vuruyorum yumruğumu tokmağa. Açılmazsa onların sorunudur diyorum.onların kaybettiği benim rengarenk yağmur kuşağım. Gölgesinde dinlenmek için oturulacak ağaçlarım var ve oturmaya layık pek az insan. Bulutlarım var ıslanmış yanaklara inat gülümseyen.

Benim yağmur kuşağım... Her damlada yeni bi dünya. Her yeni dünya elma şekerim kadar tatlı. Her yeni dünya dünyalar kadar büyük, benim avuçlarım kadar ufak. Demek ki benim avuçlarım dünyalar kadar kocaman. Kim demiş saramam dünyaları kollarımla diye. Yeter ki birileri sarılmak istesin. Yeter ki birileri bir yerde dinlenmek istesin. Benim yağmur kuşağım damla damla. Damlalar dökülmeden yanaklara sıcaklığı yetişir kucaklara....